ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy Eskişehir Basınıyla Bir Araya Geldi
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, düzenlediği basın kahvaltısında Eskişehir’deki ulusal ve yerel basın temsilcileri ile bir araya geldi. ESOGÜ Otel’in toplantı salonunda gerçekleşen kahvaltıya ESOGÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan ve Prof. Dr. Mustafa Önder’in yanı sıra ESOGÜ Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Haluk Hüseyin Gürsoy Genel Sekreter Harun Yoldaş ve Genel Sekreter Yardımcısı Nurullah Karakaş katıldı.

Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, toplantının başında basın mensuplarına "Hoş geldiniz" diyerek bir açılış konuşması gerçekleştirdi. Prof. Dr. Gümüşsoy konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Rektörlük görevine atanmamın ardından ilk planladığımız çalışmalardan biri, sizlerle doğrudan bir araya gelmek ve tanışmaktı. Yönetim tecrübesi yüksek ve güçlü bir ekiple yola çıkmış olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, görev tekliflerimizi kabul ederek yeni dönemde kurumumuza katkı sağlayacak tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ben Eskişehirliyim, ESOGÜlüyüm ve Eskişehirsporluyum. Her zaman da bundan büyük bir memnuniyet duydum. Bu üniversitenin bir mezunu olarak üniversitenin rektörlük görevine gelmek benim için ayrıca bir gurur. Beni bu göreve layık gören başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, YÖK Başkanımız Erol Özvar’a ve destekleriyle yanımda olan herkese şükranlarımı sunuyorum.
Ben bir önceki dönemin Rektör Yardımcısıyım, ondan önce iki farklı fakültede Dekanlık yaptım. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinin Kurucu Dekanıyım, 2,5 yıldır da Hukuk Fakültesi Dekan Vekilliği görevini sürdürüyorum. Dolayısıyla bu yöneticilik tecrübeme güvenerek, 1993'te Anadolu-Osmangazi Üniversitelerinin ayrımından sonra Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nin ilk günden itibaren içinde olan bir birey olarak bu önemli vazifeye aday oldum.
Tabii arkamda bir kamuoyu desteği vardı. Çünkü bu tür önemli görevlere tek başına aday olmak çok kolay bir iş değil. Sağ olsun üniversitem bizi tanıyordu, akademik ve idari personelimiz beni tanıyordu. Onlardan aldığımız güç ve destekle; yöneticilik tecrübeme, üniversitemi tanıdığıma güvenerek ve kurumumu çok sevdiğim için yeni şeyler yapabilme düşüncesiyle aday oldum. Rektörlük görevi 11 gün önce tarafımıza tevdi edildi. Geldiğim ilk günden itibaren hemen çalışmaya koyulabildim; çünkü üniversiteyi tanıyorum, Rektör Yardımcısı olduğum için bu görevde nelerle karşılaşabileceğimi biliyorum. Bu avantajı kullanarak ekibimizi hızlı bir şekilde oluşturduk ve aksiyon alabileceğimiz çalışmalara başladık.
Şu anda şehrin öğrenci kapasitesi olarak en büyük üniversitesiyiz. Aynı zamanda bünyemizde bulunan Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ile Diş Hastanesi topluma da hizmet veren kurumlar. Dolayısıyla şehir-toplum bağlantısı açısından üniversitemiz diğerlerine göre bir adım önde. Bu kapsamda hem hizmet verdiğimiz toplum hem hastanelerimizin işleyişi hem de akademik anlamda üniversitemizi bir üst lige çıkarabilmek, öğrenci memnuniyetini ve ESOGÜ'lü olma bilincini artırabilmek adına önemli adımlar atmaya gayret edeceğiz.
Önümüzde YÖK'ün 2030 vizyonu var. Bu çalışmaları büyük bir hassasiyetle yerine getirmeye çalışıyoruz. Hem öğrencilerimizin hem akademik ve idari personelimizin ESOGÜ bilincini ileride de gururla taşıyabilecekleri bir seviyeye ulaşmak için yola koyulduk. Üniversitelerin bilimsel bilgi üretme ve eğitim-öğretim sorumluluklarını yerine getirirken; hem bilimsel üretkenliğimizi artırmak, sıralamalarda yukarı çıkmak hem de öğrencilerimizin bu kampüste mutlu ve huzurlu bir eğitim hayatı sürdürebilmelerini sağlamak için çaba göstereceğiz. İletişime ve istişareye açık bir rektör olarak adil ve huzurlu bir 4 yıl geçirme düşüncesindeyiz. Sahada olan bir rektör olacağımın ilk mesajlarını verdik. Sahada olduğunuzda kampüsün, öğrencinin ve personelimizin sorunlarını daha yakından görme imkanımız oluyor. Geçmişte 6 Şubat depreminde en hızlı aksiyon alan üniversitelerden biri olduk. Deprem sürecinde ve Filistin meselesinde ve bu tür gönüllülük esasına dayalı işlerde ve toplumsal hassasiyetlerde daha birleşmiş, girişimci ve yenilikçi bir üniversite olma yolunda ilerleyeceğiz. En başta söylediğim gibi sizlerle de iletişime açık olduğumuzu; aracısız bir şekilde bizi tanımanız ve hedeflerimizi görmeniz açısından bu toplantıyı çok önemsediğimi ifade ediyorum." dedi.
Sağlık yatırımlarına ve yeni hastane projesine de değinen Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, üniversite olarak yeni bir bina yapma noktasında güçlü bir irade göstereceklerini belirterek şunları söyledi: "Niyetimiz şehrimize yeni bir Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi kazandırmaktır. Hastane binasının hizmet devam ederken güçlendirilmesi; enfeksiyon ve olumsuz durumların oluşma risklerinden dolayı son derece zordur. ESOGÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi şu anda üzerinde en hassasiyetle durduğumuz konuların başında geliyor. Gerekli analizleri yaptırıp önlemleri alarak mevcut binamızın güvenliğini sağladığımız sürece, süreci kademeli bir şekilde yeni binaya geçiş yönünde yürütmek durumundayız. Bölgeden gelen onkoloji hastalarımız, şehir içi sağlık hizmetlerimiz ve tıp fakültesi öğrencilerimiz ile akademisyenlerimizin eğitim ihtiyaçları kesintisiz devam etmek zorunda. Bu nedenle temel talebimiz yeni bir binadır ve bunu sonuçlandırmak adına gereken tüm adımları atmaya hazırız. Bizim için hasta ve can güvenliği her şeyden önce gelir."

Rektör Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’un açıklamalarının ardından, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan üniversitenin mevcut eğitim-öğretim tablosunu, bölgesel sağlık hizmetlerini, Ar-Ge kapasitesine ait verileri ve 2030 stratejik vizyonunu içeren kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumun ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir ile Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Haluk Hüseyin Gürsoy ise üniversitenin sağlık alanıyla ilgili son gelişmeleri ve planlanan yatırımları basın mensuplarıyla paylaştı.
Eskişehir basınının yoğun ilgi gösterdiği buluşma, yerel ve ulusal basın mensuplarının sorularının yanıtlandığı interaktif soru-cevap bölümünün ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
